Adaleti Savunanlar Derneği - ASDER

Switch to desktop

Astsubayların Haklı Talepleri

Öğeyi Oyla
(2 oy)

Görevdeki Astsubayların talepleri, Emekli Astsubayların talepleri, YAŞ mağduru Astsubayların talepleri, 2’li kararname ile görevlerinden ihraç edilen ancak 6191 sayılı kanundan yararlanamayan Kararname Mağduru Astsubayların talepleri gibi sıralamak mümkün.

Yaş Mağduru olup 6191 sayılı yasanın geçici 32. Maddesinden yararlan meslekte iken Lisans eğitimi yapamamış astsubaylar en son 2-6 sı ve 3000 ek göstergede kaldılar. Hal bu ki sicil yönetmeliğine göre son 6 yıl sicili90 ve üzeri olanlar 1. Dereceye inebiliyordu. Bu hak YAŞ mağdurlarına verilmedi.

Henüz Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi alanlar bu eğitimlerinin karşılığını alamıyorlar.

Bu günlerde Astsubayların özlük hakları ile ilgili pek çok haber var gündemde. Bu arada, Genelkurmay Başkanlığı Astsubayların özlük haklarına ilişkin yapılan çalışmalarla ilgili açıklama yaptı.

Açıklamada, “Terörle mücadele görevi yapanlara ödenen tazminatların statü ayrımı olmadan eşit miktarda artırıldığı,

Astsubaylara da yüksek lisans kıdemi hakkı tanındığı,

Yurtdışı görev kadroları ile yurtiçi ve yurtdışı lisan kurslarının artırıldığı,

128 astsubaya, subaylara verilen Üst Karargah Hizmetleri Eğitimi ve kıdemi verildiği, subaylığa geçiş kontenjanın yüzde 25’e çıkarıldığı” belirtildi.

Ayrıca, astsubayların birinci derecenin dördüncü kademesine kadar yükselmesi ve bunun tazminatlarına yansıması,

mecburi hizmet süresinin 15’den 10 yıla düşürülmesi,

tüm oda ve göz hapsi cezalarının kaldırılması teklifinin de yetkili makamlara sunulduğu bildirildi.” [1]

Genelkurmay’ın böyle bir adım atarak çalışma yapması ve bunu hükümete teklif olarak götürmesi elbette çok önemli. Kendi adıma teşekkürlerimi sunuyorum.

16.05.2012 tarihinde Samanyolu haber Tv’de Asım Yıldırım Bey’in sunduğu Güncel Durum haber kuşağına konuk olarak [2] Astsubayların sıkıntılarını anlatmaya çalıştım.

Genelkurmayın teklifini de aktardığım programda benim gözlemlediğim, basından takip edebildiğim kadarı ile çalışan ya da emekli meslektaşlarımdan aldığım bilgiler ışığında derlemiş olduğum sıkıntıları şöylece sıralamaya çalışmıştım.

·         Astsubayların 1-4'üne yükselebilmeleri, emekli olup 1-4'üne hak
kazananların intibaklarının yapılması. Ek göstergenin de aynı şekilde münasip değerlere çıkartılarak arttırılması.  Emeklilere intibaklarının yapılması. Uzman Çavuşlar da yine eğitimlerinin karşılığını almak istiyorlar normal olarak.

·         Makam tazminatları konusu. Bu problem en çok Jandarma’da yaşanmaktadır. Müstakil birliklerde Karakol komutanı olarak görev yapan Astsubaylar makam tazminatı alamamaktadırlar. Diğer komutanlıklarda da benzer uygulama ve problemler yaşanmaktadır. TSK’da müstakil komutanlık yapsın yada yapmasın tüm subaylar makam tazminatı alırken bu hak Astsubaylara verilmemektedir. Üst Karargah hizmetleri ve kıdemi bu anlamda karşılı olabilir ve kontenjanlar belli bir kıdemi hak etmiş tüm Astsubaylara şamil olu ise çok iyi yoksa yine hak kaybı söz konusu olacaktır.

·         OYAK yönetiminde Subaylar ile beraber yer alabilmek. Astsubaylar OYAK’ta temsil edilmek istiyorlar. Bu hakkın verilmesi kaçınılmazdır. Uzman çavuşların da bu taleplerinin aynı paralelde değerlendirilmeleri gereklidir.

·        
OYAK İştiraklerinde görev alabilmek. Özellikler emekli subayların istihdam edildiği bu sahadan emekli astsubayların da yararlanma hakları vardır.

·         OYAK ikramiye ve maaş sisteminin rütbe esaslı değil, kesinti ile orantılı olması düşünülmelidir.

·         Astsubay Meslek Yüksek okulunun Lisans düzeyine yükseltilmesi ve Astsubay Akademisinin kurulması, başarılı olanların Harp Okullarına alınması, Hazırlama Okullarına Üniversiteye girme hakkının tanınması zaruri hak olarak değerlendirilmelidir.

·         Yüksek Lisans Eğitimi yapmak isteyen Astsubaylara bu hakların kanunen tanınması ve kolaylık sağlanması. Bu talebin Genelkurmay teklifinde yer alması çok sevindiricidir.

·        
YAŞ Mağduru Astsubayların da bu haklardan aynen yararlandırılması. Gerek göreve başlayan gerekse yaş hadlerinden dolayı emekliliklerini isteyenlerin intibaklarının bu doğrultuda yapılması.

·         Başarılı Astsubayların Subay kadrolarına geçişteki kadro oranlarının artırılması, dış kaynak yerine içeride bu mesleğe gönül verenlerin önünün açılması. Bu madde de Genelkurmay teklifinde ye alıyor. YAŞ MAĞDURU Astsubaylar bu haklardan da mağdur edilmişlerdi. 28 Şubat sürecinde verilmeyen bu şekilde hakların verilmesi ve intibaklarının emsalleri ile beraber yapılması. 

·         Tazminatların emekliliğe yansıtılması ki görevde iken yaşanılan yıpranma emekli olunduğunda bitmiyor yaşın ilerlemesi ile yıpranma sürecide hızla ilerliyor. BU durum göz ardı edilmemelidir.

·         Astsubaylardan Fakülte, Yüksek lisans ve Doktora mezunlarına derecesinin karşılığı rütbenin  de verilmesi. 

·         Mecburi hizmetin alınan eğitim ile orantılı olması. Belki Astsubayların tamamnın lisans seviyesinde eğitim almalarından sonra Subay ve Astsubaylarda aynı sür adil olabilir. Genelkurmay teklifinde Subay ve Astsubayların mecburi hizmetleri 10 yıla indirilmesi öngörülmüştür. Hali hazırda Meslek Yüksek Okulu mezunu Astsubayların aynı sürede mecburi hizmete tabi olması adil değildir. Eşitliğin sağlanabilmesi açısından da Astsubay Akademisinin açılması işlemlerine bir an önce başlanmalıdır.

·         Astsubayların Lojman kontenjanlarının artırılması, lojman imkanlarından yararlanamayan astsubaylara ciddi bir lojman tazminatının ön görülmesi gündeme alınmalıdır.

·         Astsubaylara verilen oda ve göz hapsi cezalarının kaldırılması teklifi de oldukça sevindiricidir. Subaylara verilmesi düşünülmeyen disiplin cezalarının Astsubaylara verilmesi doğru değildir.

Bunu gibi Astsubayların sosyal hayat seviyelerinin artırılması görev verimini artıracaktır. Erken yaşta emekli olarak dışarıda iş aramak zorunda kalmayacaklar, en verimli çağlarında ordumuza ve milletimize hizmet edebileceklerdir.

Bu noktada Maslow teorisi veya ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisini hatırlatmak konunun önemine katkı sağlayacakır.  ABD'li psikolog Abraham Maslow tarafından 1943 yılında yayınlanmış bir çalışmada ortaya atılmış ve sonrasında geliştirilmiş bir insan psikolojisi teorisidir.

Maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha 'üst ihtiyaçlar'ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için baskın olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini sözkonusu etmektedir. Maslow'un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. Birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.

Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)

Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)

Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)

Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)

Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)

Maslow'a göre birey için o an baskın olan gereksinimler hangi kategoriye ait gereksinimler ise, diğer deyişle günlük etkinlikleri ağırlıklı olarak hangi gereksinimleri doyurmaya yöneliyorsa, kişilik gelişmişlik düzeyi de onun istencinden ya da seçiminden bağımsız olarak bu gereksinim kategorisine karşılık gelen düzeyde bulunacaktır.

Belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz, böyle gereksinimleri yoktur. Örnek olarak günlük olarak karnını doyurabilen fakat güvenlik içinde bulunmayan, kendini sürekli olarak olası bir tehdit altında algılayan bir insanın, dünya görüşünü geliştirmek için kitap okumak gibi bir gereksinimi yoktur.

Belirli bir gereksinim kategorisindeki gereksinimlerin karşılanması durumunda kişi, bir üst kategorideki gereksinimleri karşılamaya yönelecektir. Bu durum kişilik gelişme düzeyini de bir üst düzeye sürükleyecektir.[3]

Astsubaylar bu teoriye göre henüz belki ilk basamağındalar. İkinci basamağa çıkıp çıkamadığı tartışılmalıdır. Toplum olarak belki geniş bir kitle bu durumda. Ama askerlik görevinin en ağır noktasını, yani icra kısmını yüklenen Astsubayların daha üst basamaklarda ihtiyaçlarını gidermeleri Peygamber ocağı olarak gördüğümüz ordumuzun ve Ülkemizin selameti açısından çok önemli olduğuna inancım sonsuzdur.

Aynı şekilde emekliliklerine yansıtılacak iyileştirmelerle de huzurlu bir emeklilik yaşayarak mesleğin tercih edilme oranını ciddi bir biçimde artırılmış olunacaktır.